LÜBNAN (VI)

BEYRUT’TAN BALBEK(BALBECK)’E

 

Arkadaşlar El Hamra’caddesine gidelim diyorlar. Bu caddeyi Beyoğlu İstiklal Caddesine benzetenler oldu aramızda. Bana göre burası Bağdat Caddesini andırıyor. Alışveriş merkezleri ve kafeteryalarıyla. Caddenin uzunluğu yaklaşık bir buçuk kilometre. Pide arasına konularak ve içine şerbet dökülerek yenen künefeci dükkânını arıyoruz. Künefecinin yerini soruyor,
Kimisi yüz metre ileride kimisi iki yüz geride diye söylüyor. Allahtan birisi aradığımız kafeteryanın şehir merkezinde olduğunu söyledi. Kafeteryaya gittik. Ama künefe bulamadık. Çünkü akşamüstü künefe bitermiş. Eli boş kiraladığımız
arabayı bırakmak için Fenike İntercontinental otelinin önündeyiz. Eksperin arabayı gelip teslim alması için otel kapısının önünde bekliyoruz. Bu arada otelin kapısının önüne gelen arabalar ve arabalardan inen insanlar dikkatimi
çekiyor. İstanbul’da görmediğim kadar lüks arabalar var otelin kapısında. Arabalardan çıkan insanlarda şık ve zarif.

Kiralık aracı kontrol etmek için eksper geldi. Arabanın arkasında küçücük çizikleri bizim yaptığımızı düşündü.
Ön jant kapağını düşürdük. Bunu niçin anlatıyorum. Arabayı bir günlüğüne 26 dolara kiraladık. Ama bir jant kapağı düşürdüğümüz için 40 dolar ödedik. Anadolu insanımın tabiriyle “astar, yüzünü geçti”.  Otelin lobisinde oturan insanları ve otelin önünde duran otomobilleri gördükçe, dünyanın neresindeyim diye kendimle dalga geçtim!  Gece yarısını çoktan geçmişti. Beyrut sokaklarının sessizliğinde otelimize dönerken yoldaki sigara izmaritlerini toplayan görevlileri görünce Beyrut’u Beyrut yapan değerleri anlamaya başladım.

Sabah otelimizden ayrılarak Amerikan Üniversitesinin yanından yolumuza devam ediyoruz. İstanbul’a dönükten sonra
Amerikan Üniversitesini Google Earth’den baktım. Yeşil alanları, spor salonları ve kilisesiyle kendini gösteriyor. Amerikan kolejlerinin ve üniversitelerinin olduğu şehirler özellikleri olan şehirlerdir.

Nehri Kelp(köpek Nehri) üzerinde bulunan Jeita(jetta) mağarasındayız. İlk önce teleferikle yukarı çıktık. Mağaraya görür görmez bu ne güzellik demekten kendimi alamadım. Muhteşem sarkıtlar ve dikitler. Adeta bazıları Lübnan sedirlerini simgeler gibi oluşturulmuşlar. Mağaranın uzunluğu yaklaşık 800 yüz metre. 1836 da Amerikalı kâşif tarafından bulunmuş. Mağarada fotoğraf çekmek yasak olması bir dezavantaj. Ben yine de telefonla fotoğraf çektim. Bu mağara Lübnan’a gelince mutlaka
görülmeli. Aşırı yağışlardan dolayı nehrin uğultusu adeta gürlüyor.

Tekrardan Lübnan dayız. Lübnan’ın tepelerine doğru tırmanıyoruz. Sağımızda Lübnan Cumhurbaşkanın çalışma ofisi
var. Arada bir zeytin ağaçlarını görmek güzel. Şehrin tepelerinde Dürzîler yaşıyor. Lübnan’da üç yüz bin civarında Dürzî var. Bunların Lübnan’daki merkezleri güneyde Şut Dağları, Suriye’de ise Es Süveyda. Ben oraları gitmiş ve baba Dürzîleri görmüş birisi olarak buradaki Dürzîleri görünce kendimi altı yıl önce gitmiş olduğum Es Süveyda’da hissettim.

Artık dağın zirvesindeyiz. Her yer karla kaplı. Zahle’ye doğru gidiyoruz. Yolun kenarlarındaki modern! Reklam panoları ile kar uyum içerisinde. Bu arada Lübnanlı rehberimiz Yasin, demiryolunu ve tünelleri gösteriyor. Demiryolu köprüleri yıkılmış. Raylar yerinde duruyor. Burası Beyrut-Şam Demiryolu’nun kalıntıları 1950′ li yıllara kadar bu demiryolu kullanılmış. Dağdan Bekaa Vadisine doğru iniyoruz. Dağların zirveleri karla kaplı.

Güneydeki karlı dağlar ve civarı ise “Dürzîlerin Şuf Dağlarındaki iki önemli merkeziyle karşılaşırsınız. Deyr-el Kamer(Deru’l Kamer) ve Beytu’d-din. Beyrut’a 50 km uzaklıkta 1000 metre yükseklikte 1840’ta yapılan saray çok meşhur. Aynı zamanda Kemal Canpolat etnografya müzesi de bu bölge de yer almakta. Deyru’l Kamer 15. ve 18 yüzyıllarda Cebeli Lübnan’ın yani Lübnan Dağları’nın merkezi olan yer. Burada taş işçiliğinin ve Akdeniz-Arap mimarisinin güzel örneklerini görmek mümkün”[1].

Yukarıdan Bekaa Vadisine bakıldığında ortadan Latini nehri geçiyor. Artık dağdan ovaya doğru iniyoruz. İlk yerleşim
İstira, burası Zahle’yle bitişmiş. Zahle, suları, üzümleri ve şaraplarıyla ünlü, Hıristiyanların yoğun yaşadığı şehir. Şehrin kenarlarında üzüm bağları var. Bizim, Manisa’daki Gediz ovası gibi. Gediz ovasının uzunluğu ile Bekaa
vadisinin uzunluğu birbirlerine yakındır. İkisinde de çok güzel üzümler yetişir. Hele hele bizim köyümüzün on dört bin dönümlük arazisinin tamamı üzüm bağlarıyla kaplıdır. Zahle’nin üzüm bağlarından daha fazladır. Ama Zahle’nin
üzümleri daha ünlüdür. Özellikle eylül ayında burada üzüm ve şarap festivalleri yapılır, Beyrut’tan Zahle’ye  akın akın insan
gelir, özellikle, Hıristiyanların kaynaştığı mekân olurmuş zahle.  Burada Hıristiyan kültürü kendini tanıtır veya
tanıtılır. Tabi zahle’nin sularını unutmamak gerek. Bekaa Vadisi’nin Balbek’i  ünlüdür. Gediz ovasının da Sardes’i.
Sardes(Sard)de milattan önce ilk defa Lidyalılar döneminde para icat edilmiş, insanlık
tarihinin ticarete bakış açısı değişmiştir.

Bekaa Vadisinin ise Balbek’i hemen hemen aynı özelliklere sahiptir.  Buranın tarihi yerleşimi Fenikelilere kadar götürülür. Pagan dönemi eserlerde vardır. Asıl yapılaşma Romalılar döneminde başlamış tarihi eserler bu dönemde yapılmıştır. En
ünlü eseri Jüpiter tapınağı. Burasının büyüklüğü Suriye Busra’daki antik kentle aynı ölçülerde. Balbek’te yapılaşma yoğun, eserler toplu halde. Ama Busra’nın anfi tiyatrosu burada yok.

Balbek aynı zamanda iki nehrin doğduğu yer. Bunlardan birisi Lübnan’ın en uzun nehri olan Latini nehri diğeri ise Balbek’ten doğan Lübnan ve Suriye sınırlarını aşan bizim sınırlarımıza gelen ve Antakya üzerinden Akdeniz’e dökülen Asi Nehri’dir.

Balbek’te günümüzde Hizbullah ve Emel teşkilatları çok güçlü. Zahle’den sonra Latini Irmağı’nı geçer geçmez Hizbullah ve Emel örgütlerinin bayrakları, kendilerini, elektrik direklerinde göstermeye başlıyor. Tarihi şehre kadar yer yer devam ediyor. Hatta Zahle ile Şam yolu üzerinde Latini Irmağı üzerindeki köprü İsrail’in en son saldırısında bombalanmış. Nedeni ise Lübnan’a Suriye tarafından yardım gelmesin diye.


[1] Haluk Dursun, Emanname, sayı 7, Kasım 2004, s.44.

Aradığınız içeriğe ulaşılamadı...
2 Responses
  1. Great post. Thanks for the sharing usefull information with us.

  2. Considerably, this post is really the sweetest on this notable topic. I harmonize with your conclusions and will thirstily look forward to your incoming updates.

Yorum yapın