BOĞAZİÇİ’NDE MANOLYA
İstanbul’un kendine özgü ağaçları vardır. Belirli dönemlerde çiçekleriyle, kokularıyla kendini gösterir bu ağaçlar. Bunlardan birisi İstanbul’a Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde gelen ve çok sevilen aristokrat ve aristokratların ağacı manolyadır. İstanbul’da bu ağacın dört farklı türü vardır. Biz genellikle bir tanesini biliriz. Bizim bildiğimiz manolya(Magnolia Grandiflora) on iki ay yapraklarını dökmeyen, haziran ve temmuz aylarında süt beyazı çiçekleri olandır. Bu tür dünyada en çok bilinen ve yaygın olanıdır. Yaklaşık on, on beş metreye kadar uzaya bilir. Gövde kalınlığı ise yaşına göre değişir. Ağacın yaşı arttıkça gövdesi de kalınlaşır. Tohumundan üretebilirsiniz. Ama tohumundan üretmek zordur. Emek ister.
Diğerleri ise: çıplak manolya adıyla bilinir. İstanbul’un çeşitli yerlerinde bulunur. Bu ağaçları, meraklıları bilir. Genellikle nisan ayında ilk önce çiçekleri açar. Çiçekleri erguvanın biraz koyusudur. Buna Kara Manolya(Magnolia Liliflora Nigra) denir. Son yirmi yılda Türkiye’ye gelmiştir. Çok naziktir. Çabuk kuruyabilir. Devamlı gözlemek gerekir.
Bir diğer çıplak manolya(Magnolia Soulangeana) ise çiçekleri açık mor olandır. İstanbul’da en eski çıplak manolya türüdür. Dördüncü manolya(Magnolia Stellate) türü ise yine Ihlamur Kasrı’nın bir bölümü olan Maiyet Köşkü’nün tam karşısında yeni dikilmiş olan ince yapraklı monalyadır ki bunun çiçekleri beyazdır. Bu üç tür, nisan ve mayıs aylarında açar. Çıplak
manolyaların çiçekleri on, yirmi bazen de havanın durumuna göre bir ay boyunca kendini temaşa ettirir.
Bu manolyaların çiçekleri dökülmeye başlayınca yaprakları çıkar. Bu özelliği bakımından erguvana benzer. Önce çiçekleri sonra yaprakları… Çıplak manolyalar, laleler ile aynı dönemde açtıkları için, çiçek yapıları birbirine çok benzer. Çiçeğin ortasında tohumları, tohumların kenarlarından yükselen yapraklar. Çıplak manolya seyrine nereye gidilir derseniz? Bu üç tür çıplak Manolyaları görmek için İstanbul’da Beşiktaş Ihlamur Kasrına gidilir. Kasırların ortasında kalan, “Aslanlı Havuz” un etrafını saran yaşları yaklaşık otuz yıllık açık mor olanlardır. Maiyet Köşkü’nde çaylarınızı yudumlarken bu üç tür çıplak manolyayı görebilirsiniz.
Kara çıplak manolyanın en güzelleri Emirgan Korusu içerisindeki Sarı Köşk’ün önündeki ve yanındaki manolyalardır. İyi bir zamanlama yaparsanız ve şansınız da yaver giderse burada hem çıplak manolyayı hem erguvanları hem de laleleri
aynı dönemde seyredebilirsiniz. Mayıs’ta[1] Emirgan Korusu Sarı Köşk önündeki kara çıplak manolyalar ve erguvanlar muhteşem bir şekilde açmışlardı. Manolyaların önünde hanımefendiler fotoğraf çektiriyor ve manolyaların fotoğraflarını çekiyorlardı.
Hanımefendilerden biri, ‘ bizim fotoğrafımızı çekebilir misiniz?’ diye ricada bulundu.
Fotoğraflarını çektikten sonra, ‘bu ağaçların ismini biliyor musunuz?’ diye soruyorum.
Bir tanesi, ‘bilmiyoruz hoşumuza gitti, sevdik, fotoğrafını çektik.’ dedi.
Diğer hanımefendi, ‘erguvan olabilir mi?’
Konuşmalar birbirini izledi, tahminler, yorumlar…
Erguvanı göstererek, köşkün yan tarafında, havuzun kenarında olan büyük ağaç erguvan diyorum.
Diğeri, ‘çiçekleri benziyor ama?’
Diğer hanımefendi öğrenmiş olduk. Teşekkür ederiz.
Bu ağaçlar, şehir kültürüne sahip zevk-i selim sahibi İstanbulluların favorisidir. Çünkü bir hüdayı nabit olmayıp bir kültürün ve zevkin ağaçlarıdır. İtalya ve İspanya’nın Akdeniz kıyı şehirlerinde gördüm bu ağaçları.
Benim en çok ilgimi çeken, Suriye’nin Hama şehrinde Asi nehri üzerinde bulunan Naura’ların(su değirmeni)
yanındaki parkın içersindeki manolyalar(2004). Yaşları fazla büyük değil ama yine de güzel.
Osmanlı, manolya ağacını Boğaz’da yalıların kenarlarına dikmişti. Asi Nehri kenarında manolya ağacı görmek bir
anda insanı İstanbul Boğazı’na götürmesi açısından güzel bir tat.
Asi Nehri kenarındaki Azem Sarayı’na doğru giderken dar bir sokaktan, Arnavut kaldırımlı yoldan geçerek saray kapısındasınız. Kapıda Hama Ropular Traditional Museum Kasr-ül Azim, AL AZEM PALACE yazıyor. Suriye Cumhurbaşkanı Şükrü Kuvvetli tarafından müzeye dönüştürülmüş burası. Saray iki kat planlı yapılmış. Sarayın küçük avlusunun manolyası selamlıyor sizi ilk önce. O kadar güzel ki bu güzelliğe iki servi ağacı adeta renk katıyor. Osmanlı’nın bakiyesi olan devletlerde Osmanlı kültürü yaşatılıyor. Manolyalar ya yalıda ya konakta. Köşkte, sarayda…
Çiçeklerini açtığı dönemlerde buağaçları görmek ve seyretmek için Boğaziçi’ne gidilir. Özellikle Beylerbeyi ve
Arnavutköyü’ne.
Manolya ağacı Osmanlı Devletine 19. yüzyılda getirilmiştir. Bu ağaç özellikle Boğaziçi’ne dikilmiştir. Osmanlıların, Boğaziçi haricinde başka bir yere manolya ağacı diktiği görülmemiştir. Kasırlar ve büyük konaklar hariç.
Zaten Osmanlı Devletinin bir ağaç kültürü politikası vardır. “Her yere her ağaç dikilmez.” Manolyanın en güzel
seyredildiği yer, İstanbul’da Beylerbeyi Sarayı’dır. Haziran ayında Boğaz gezisi yapanlar için doyumsuz bir seyir dinletisidir beyaz açmış manolya çiçekleri.
Boğaz gezilerimde muhakkak bahsederim Beylerbeyi Sarayı’nın manolyalarından. “Bakın başka yerde bulamaz ve dinleyemezsiniz bu anlattıklarımı.” derim. Çünkü burada sosyolojik bir olgu olduğundan bahs ederim. Sadece seyredersiniz onları, manolya çiçekleri koklanmaz ve koparılmaz. Kopardığınız zaman boynunu büker, hemen solar. Osmanlılar manolyanın bu hassasiyetini bildikleri için olsa gerek, manolyayı bu sarayın harem kısmına dikmişlerdir. Çünkü manolya ile kadınlar aynı özellikleri taşır. Her ikisi de zariftir, naziktir. Kırılmaz…
Dolmabahçe Sarayı’nın manolyalarını unutmamak lâzım. Dolmabahçe Sarayı’ndaki manolyaların yaşlı olanları saat
kulesinin bulunduğu birinci avludadır. Sarayın mabeyn kısmının ön tarafında havuz başında da güzel manolya var. Sarayın ön kısmında da manolyaları görmek mümkün.
Zeki Müren’in güzel bir şarkısı vardır. “Koklamaya kıyamam benim güzel manolyam” diye. Haremin manolyalarına karşı, sarayın selamlık kısmında da sedirler vardır. Gücü ve sağlamlığı ifade eder… Manolya şiirde kendini göstermiş, bunlardan bir tanesi olan yukarıda zikrettiğim şiir bestelenerek manolyanın bilinmesinde ve öğrenilmesinde en önemli rol oymamıştır. Manolya Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde edebiyatta fazla yer almamış, bunun nedeni İstanbul’a yeni gelmesiyle bilinmesinin ve fark edilmesinin uzun süre almış olmasından olabilir. Görselliğinden dolayı olsa gerek ressamlar daha çabuk fark etmiş manolyayı. Bu konuda Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında özelikle Meşrutiyet döneminde ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulmasından sonra manolyalar resimlerde daha çok yer almaya başlamış. Manolyalar konusunda en çok resim yapan yaklaşık on beş portresiyle İbrahim Çallı’dır.[2] Özellikle Cumhuriyet dönemi ressamlarında Feyhaman Duran, Şinasi Barutçu[3] Şeref Akdik ve Celal Uzel’in[4] manolya resimlerini görmek mümkün.
Manolyanın çiçekleri beyazdır. Haziran hatta temmuz ayının ortalarına kadar kendilerini nazlı bir gelin edasıyla gösterirler Boğaz’ın eşsiz güzelliğinde.
İstanbul’un en büyük manolya ağacı, Baltalimanı Kemik Hastalıkları Hastanesi içerisindedir. Çevresini 2001 yılında
5,10 cm ölçmüştüm. Bu hastane ilk olarak Reşit Paşa tarafından yalı olarak yaptırılmıştır. Bu manolyanın İstanbul Boğazı’nda ilk dikilen manolya olma ihtimali oldukça yüksektir. Tanzimat fermanının ilan edilmesine vesile olan
Avrupa görmüş paşa olmasından dolayı. Mediha Sultan Yalısı olarak da bilinir. Bu manolya ağacı ne hüzünleri ne dertleri ne mutlulukları paylaşmıştır. Hüzünlerinden birisi yalıyı yaptıran Reşit Paşa’nın oğlu Ali Galip burada yaşarken sandalla çıktığı gezinti esnasında sandalının alabora olmasıyla boğulduğu için…
Boğaziçi’nde manolya seyredilecek başka bir yer Arnavudköyü’ndeki Bebek Lisesi avlusudur. Bu okulun yakın
geçmişte ismi değişti. Bebek Korkmaz Yiğit -son olarak da Arnavutköyü Korkmaz Yiğit- Lisesi oldu. Okulun avlusunda, Boğaz’a hâkim manolyaları hele hele haziran ayında açan çiçeklerini görmek insanı o kadar mutlu ediyor ki sormayın.
Beylerbeyi tepelerinden seyredersiniz bu ağaçların ihtişamını. Geçen yıl okulların kapanmasına yakın bir zamanda, bu okulun önünden geçerken okulun öğrencilerine “bu ağaçlar ne ağacı?” diye sordum. Yaklaşık yirmi öğrenciden
dört veya beş öğrenci manolya cevabını verdi. Şükrettim. Ya hiç çıkmasaydı! Şehir kültürüne sahip öğrenciler manolyayı biliyor. Diğerleri ise “bana ne deyip” geçiyor.
Öğrencilerde kabahat bulmamak lazım, öğretmenlerinden kaç tanesi biliyor ki manolya ağacını.
Ben Boğaz’da irili ufaklı, yüzün üzerinde manolya saydım. Bunlar benim görebildiklerim. Bendenizin en çok
sevdiği manolyalar Vaniköyü’nde, Suna-İnan Kıraç Yalısı bahçesindekidir. Hem nisan ve mayıs aylarında açan erguvanlara uyum gösteren çıplak(kara) manolya hem de haziran ayında açan süt beyazı çicekleriyle Boğaz’ı temaşa eden
manolyalar bir aşkın göstergesidir. Manolyaların yanına koltuklar konulur. Boğazın ve manolyaların tadına varılır.
Osmanlının İstanbulluları manolyayı Boğaziçi’ne diktiler. Cumhuriyet’in İstanbulluları şimdi manolyayı her yere
dikiyor!
Büyükada Hamidiye Camisi’nin avlusuna dikilmesi gibi. Bunun sayısını artırmak mümkün. Birilerinin Eyüp Sultan Meydanı’nın ortasına manolya ağacı dikmesi gibi!!! Oysa İstanbullular Eyüp Camii ve çevresini çınar
ve servi dikmişlerdir. Düşünmek lazım! “Bize ne oluyor?” diye.
NTV kanalında(21 Haziran 2005), Ortaköy Esma Sultan Yalısı’nda, Mimar Eren Talu ile bir söyleşi yapıldı.
Eren Talu’ya şöyle bir soru yöneltildi.
“Siz bir mimar olarak İstanbul mimarisini nasıl buluyorsunuz?
İstanbul’da mimari açıdan ne yapıldı?” diye.
Eren Talu’nun cevabı: “Türkiye tarafından hiç bir şey yapılmadı. İnşallah bundan sonra yapacağız.” oldu.
Biz de ağaç kültürünü öğretme ve öğrenme açısından umutluyuz gelecekten ve gençlikten. Şehirli olmanın yolunun
çiçekten, ağaçtan, mimariden ve musikiden geçtiğini anlamak ve anlatmakla…
Salim Aydın.
[1] 7 Mayıs 2011.
[2] Türk Ressamlar Dizisi-2, İbrahim Çallı, Hazırlayan: Kaya Özsezgin, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul 1993, s.51, 53, 55, 56, 57, 58, 63, 68, 81 bu sayfalardaki manolya resimleri tuval üzerine yağlıboya, 67, kontraplak üzerine yağlıboya, , 70, duralit üzerine yağlıboya.
[3] Ahmet Kamil Gören, 50 Yılında AKBANK RESİM KOLEKSİYONU, Akbank Kültür ve Sanat Kitapları:66, İstanbul 1998, Feyhaman Duran, tuval üzerine yağlıboya, Şinasi Barutçu, kağıt üzerine suluboya.
[4] Kıymet Giray, TÜRKİYE İŞ BANKASI Resim Koleksiyonu, Türkiye İş Bankası Yayınları no:366, s.124, 125, 126, 146 tuval üzerine yağlıboya Meşrutiyet dönemi İbrahim Çallı resimleri, s.256, Şeref Akdik, tuval üzerine yağlıboya, s.638, Celal Uzel, tuval üzerine yaplıboya.

http://www.bogazicirehberi.com is my top site, i like to come back here
[url=http://www.facebook.com/pages/Best-top-10-games/183623295024386]top 10 facebook games[/url]
http://www.bogazicirehberi.com is my top website, i like it !!
batheo
Ben sizinle ilgili düşüncelerini ifadeyolu ile etkilendim MANOLYA, BOGAZICI’NDE MANOLYA | Bogazici Uzman?. Ben aşk hakkında birileri thet gibi şaşırtıcı bir hikaye yazabilirsiniz inanıyoruz olamaz MANOLYA, BOGAZICI’NDE MANOLYA | Bogazici Uzman?.
Ben gerçekten , ben hakkında çok yararlı bilgiler okudum asla söyleyebiliriz MANOLYA, BOGAZICI’NDE MANOLYA | Bogazici Uzman?. Webmaster minnettarlığımı ifade etmek istiyorum http://www.bogazicirehberi.com.
Hakkında güzel yazı MANOLYA, BOGAZICI’NDE MANOLYA | Bogazici Uzman?. Ben bu hikayeyi yazarken içine koydukzaman ve çaba ile çok etkilendim. Ben , benim sosyal medya blogda bir bağlantı verecek. All the best !
I see a lot of quality content in http://www.bogazicirehberi.com !
bodybuilding supplements
I see a lot of quality articles in http://www.bogazicirehberi.com !
make money online
I love to come back to http://www.bogazicirehberi.com everyday
youtube bot
think fit your things almost it MANOLYA, BOĞAZİÇİ’NDE MANOLYA | Boğaziçi
I see a lot of good content in http://www.bogazicirehberi.com !
earn money online
Thank you for sharing this information with your readers! I adore your blog! I will surely share it with my blog readers and will come back myself!
Ben hakkında böylesine güçlü bir hikaye okumak için etkilendim MANOLYA, BOGAZICI’NDE MANOLYA | Bogazici Uzman?. Ben bu blog yazısı benim kupon sitesinde bir bağlantı sonrası . Devamını okumak için geri dönecek.
Thank you everyone for a great day of factual information sharing… need to tweet this post..
Why is amazing?
thanks.